4. Karaelmas Başarı Yarışması Ödülleri
4. Karaelmas Başarı Yarışması Ödülleri
(IHA) 4. Karaelmas Başarı Yarışması Ödül Töreni’nde konuşan BYEGM Genel Müdürü Salih Melek, basın mensuplarının hayatını kolaylaştıracak çalışmaları sürdürdüklerini söyledi. Karaelmas Gazeteciler Derneği tarafından gerçekleştirilen organizasyona birçok davetli katıldı. AKM’de gerçekleştirilen organizasyona Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürü Salih Melek’in yanı sıra Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı Orhan Erinç, Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto, yöre milletvekilleri, Zonguldak Valisi Erdal Ata, merkez, ilçe ve belde belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, daire amirleri, KGD Yönetim Kurulu Başkanı, gazeteciler ve davetliler katıldı. Meslekte uzun yıllar çalışan usta gazetecilere onur ödüllerinin de verildiği yarışmada, Zonguldak adına müjdeli haberler veren BYEGM Salih Melek, basın mensuplarının tüm teknolojiden yararlanması için çabalarının sürdüğünü ifade etti. Zonguldak Valisi Erdal Ata ile yaptıkları görüşmede Zonguldak’ın tanıtımı için üç maddede görüş birliğine vardıklarını anlatan Melek, atılan adımların gerisinin geleceğini de söyledi. Türkiye genelinde yerleşik yaşayan yabancı basın mensuplarının sayısını 300’e çıkarmayı hedeflediklerini dile getiren Salih Melek, şöyle konuştu: "Yerel medya bir binanın yapı taşları gibi bir özelliğe sahiptir. Şu an Türkiye’deki medyanın yüzde 97’sini yerel medya oluşturmaktadır. Ülkemizde 2 bin 400 civarında yerel gazete var. Bin civarında radyo var. Özellikle gazetecilerin teknolojiyi daha yakından ve daha ucuza takip edilebilmesi için her türlü çalışmaları devam ettirmekteyiz. Bildiğiniz gibi biraçıklama yaptık ve gelişmeler oldu. Özellikle iletişim ve ulaşım alanında açıklamaları da önümüzdeki günlerde duyuracağız. Bizim için özgür, güçlü, sorumlu ve itibarlı bir basın olması için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz. Genel Müdürlüğümüzün en önemli görevlerinden bir tanesi devlet enformasyonu yapmak. Dünyada, ülkemizle ilgili her türlü olumlu ve olumsuz gelişmeler varsa bunları gerekli ilgili makamlara iletmek ülkemizde yerli ve yabancı medya mensuplarının çalışmalarına yardımcı olmak.Ülkemizin kalkınmasına da katkıda bulunmaktır." İlk defa geldiği Zonguldak’a, hem Türkiye’ye hem de yurt dışına dağıtılması için Zonguldak Valisi Erdal Ata ile projeler yaptıklarını anlatan Salih Melek, sözlerine şöyle devam etti: "Valimiz olumlu karşıladı. Bu bağlamda ilk aşamada Ankara’da Zonguldak’ı tanıtıcı bir sergi açacağız. Türk ve yabancı basınla bürokratları davet edeceğiz. Zonguldak’ı hem Türkiye hem de dünya gündemine getireceğiz. Genel müdürlüğümüz bu projeye ev sahipliği yapacak. İkinci bir proje olarak da buranın hem Türkiye’dekiyabancı basın mensuplarına hem de yurt dışından gelen yabancı basın mensuplarına tanıtılması amacıyla bir organizasyon sebebiyle bütün masrafları da Genel Müdürlüğümüzün karşılaması Zonguldak’a yabancı basın mensuplarını da getireceğiz. Buranın doğal güzellikleri, sanayi yapısını yabancı basın mensuplarına gösterdikten sonra burayı kendi ülkelerinde tanıtılmasına da katkı sağlayacağız. Uluslar arası organizasyonlarda burayı baş koordinatör olarak belirleyip destek vereceğiz. Bunlar bizim ilk adımlarımızolacak. Bundan sonraki adımlarda da devam edeceğiz." Her türlü talebe hazır olduklarını anlatan Melek, "Medyaya gerçekten önem veriyoruz. Bunun bir göstergesi de şudur. 2000 yılında ülkemizde 30 40 yabancı medya mensubu var. Şu an 265 yerleşik yabancı medya mensubu var. Söz verdik bu sene 300’e çıkaracağız. Türkiye artık çağ atlamıştır. Bu gün 15 dakikada yabancı bir medya mensubunun ülkemizde çalışması için akreditasyonu yapılıyor" dedi. GAZETECİLERİN SORUNLARI Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı Orhan Erinç de gazetecilik mesleğinin sömürülme mesleği haline dönüşmesinden duyulan endişelerini gündeme getirmeye çalıştıklarını anlattı. Gazetecilerin haklarını içeren 212 basın yasasının gitgide sıfırlandığını dile getiren Erinç, şunları söyledi: "Bu örgütlerde görev alan meslektaşlarımı, hem gazeteciliğin haklarının korunmasında, sorunlarının çözümünün aranmasında ve doğal olarak halkın bilgi alma hakkını almasında olağanüstü çaba gösteriyor. Biz dekıdemli meslektaşları olarak onlarla iftihar ederek izliyoruz. Gazetecilik, dünyadaki sorumluluk isteyen mesleklerin başında gelmeli, geliyor ve onun için çaba gösteriyoruz. Onun için gazetecilik yapanların canlarını istediğini yazma mesleği değil." Her meslek gibi gazeteciliğin de kendine özgü meslek ve etik kuralları olduğunu anlatan Erinç, sözlerine şöyle devam etti: "Ancak ona uygun olarak meslek yerine getirildiği takdirde kamuoyunun gözcüsü ve sözcüsü olma özelliğini koruyabiliyor. 1951 yılında 212 olarak çıkarılan basın yasasında giderek gördük ki yaptırım eksikliği var. Git gide 212 sayılı yasayla getirilen hakları içeren gazetecilerin çalışma koşulları abartılı olacak ama giderek sıfırlandı." Son günlerde ifade özgürlüğünün yeniden tartışma konusu olduğunu belirten Orhan Erinç, çok sesliliğin zaman zaman Türkiye’de yanlış anlaşıldığı için mesleki dayanışmayı zedelediğini söyledi. Erinç, yaptığı konuşmaya şöyle devam etti: "Artık yalnızca resmi ilan ve reklamları yayınlamak isteyen yayın organlarının Basın İlan Kurumu’nun asgari kadrolarla sınırladığı gazetecileri var. Bizim gibi kıdemli gazeteciler, gazeteciliğin bir sömürülme mesleği haline dönüşmesinden duyduğumuz rahatsızlıkları sadece 10Ocaklar dolayısıyla değil saygın etkinliklerde de gündeme getirmeye çalıştık." Son günlerde ifade özgürlüğünün yeniden tartışma konusu olduğunu anlatan Erinç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa biz 1946 yılında yani cemiyetimizin kurulduğu yıldan bu yana basın özgürlüğünün, gazetecilerin çalışma koşullarının dünya staef0i yapacak. İkinci bir proje ondartlarına uydurulması konusunda çaba sürdürüyoruz. Ama çok seslilik, zaman zaman Türkiye’de yanlış anlaşıldığı için gazeteciler arasındaki mesleki dayanışmayı da büyük ölçüde zedeledi. İfade özgürlüğünün herkese ve bütün gazetecileregerekli olduğu kavramı ne yazık ki unutulmuşken son günlerde yeniden anımsandı. Anavatan Partisi döneminde benim tabirimle ’Köşe Yazarları Gazeteciliği’ etkili oldu. Gazeteciliğin asıl unsuru olan muhabirlik bir tarafa bırakıldı. Haberlerin köşe yazarları aracılığıyla kamuoyuna yansıtılması tercih edildi. Bu mesleği yozlaştıran bir olmayı da doğurdu. Yorumsuz haber ilkesinden vazgeçildi." Konuşmaların ardından yarışmada dereceye giren gazetecilere ödül verildi. Tören hatıra fotoğraflarının çekilmesinin ardından sona erdi.